Pelvik tabanın cinsel işlev bozukluğu ile ilişkisi

Pelvik tabanı, ön taraftaki kasık kemiğini arkada kuyruk sokumuna ya da kuyruk kemiğine bağlayan, iç organları desteklemek ve dışkının ve idrarın tutulmasını kolaylaştırmak için bir askı gibi görev yapan bir grup kas tabakası, fasiyal doku ve bağ dokusudur. Pelvik tabanı iki katmana ayrılır; perineum olarak bilinen, ürogenital ve anal üçgenleri içeren baklava biçiminde yüzeysel bir katman ve pelvik diyaframı diye bilinen daha derindeki bir katman. Perineum, perineal bölümü destekleyen enine yüzeysel perineal kas dâhil yüzeysel kasları, cinsel fonksiyonda aktif hale gelen bulbokavernöz ve iskiyokavernöz kasları, dışkının tutulmasını düzenleyen dış anal sfınkteri içerir. Pelvik diyaframı, pelvik tabanının daha derinlerindeki kaslardan, pubococcygeus (PC), ilicoccygeus ve puborektalisten oluşur. Bu kasların hepsi genellikle levator ani kas grubu olarak bilinse de, levator aninin bölümleri sadece pubococcygeus (PC) ve ilicoccygeusdur ki bunlar öncelikli olarak iç organları tutma ve genişletme işini yerine getirir. Puborektalis, dışkı ve idrarın tutulmasını sağlamak için dış sfinkter ile faaliyet göstererek kasma işini yerine getirir (Shafık, 2000). Pelvik organlarının uygun bir şekilde işlev görmesi ve uygun cinsel fonksiyonun sergilenmesi için pelvik tabanı kas sisteminin optimal düzeyde çalışması gerekir.

Pelvik tabanı kas bozukluğu genellikle düşük tonus ve yüksek tonus bozukluğu olarak sınıflandırılır. Düşük tonus bozukluğu, pelvik tabanı gevşekliği ve pelvik tabam kas güçsüzlüğünün yaşandığı durumlara işaret eder. Pelvik tabam düşük tonus bozukluğu olan hastalarda genel pelvik gevşekliği ve organ sarkması görülebilir -ki bu da sürtünme sırasında derin disparoniye neden olur. Yüksek tonus bozukluğu, pelvik tabanı kas tonusunun yüksek olmasıyla tanımlanır, yaygın olarak yüzeysel ve derin disparonide, vajinismuslu hastalarda görülür. Tıpkı düşük tonuslu hastalarda olduğu gibi, pelvik tabanı tonusu yüksek olan hastalarda genellikle pelvik tabam kas güçsüzlüğüne rastlandığım ve yüksek kas tonusunun kas gücündeki artışla illa ki bağlantılı olmadığını belirtmek gerekir.

Cinsel terapistler klasik olarak hem anorgazminin (Barbach, 1984) hem de vajinismusun (LoPiccolo, 1984) tedavisinde pelvik tabam kas egzersizleri için sözel yönergeler kullanmışlardır; bu da söz konusu kasların koşullanmasının cinsel tepki üzerinde bir etkide bulunabileceği anlayışını gösterir (Graber, 1982). Ne var ki, optimal pelvik tabanı fonksiyonu için vajina kaslarının sadece kasılıp gevşetilmesinden daha fazlası gerekir. Fizyoterapistler pelvik tabanı kaslarım ayrı bir kas grubu olarak değil, diyaframı, alt karnı (çapraz abdominis) ve spinal kasları (multifıdus) da içeren entegre bir birimin parçası olarak görürler. Bu kaslar gövdenin dengede durmasını sağlamak için sinerji içerisinde hareket ederek, ağrısız hareket kabiliyetine olanak tanır, idrarın ve dışkının kaçırılmasına engel olur. Bu kaslarm etkili bir şekilde çalıştırılması, uygun solunum, koordinasyon ve zamanlama gerektirir. Pelvik tabam cinsel fonksiyonda, özellikle ağrılı durumlarda böylesine önemli bir rol oynadığı için, cinsel ilişki esnasında ağrı yaşadığım belirten hastalar pelvik tabanı kas ve bağ dokusu hastalıklarının değerlendirilmesinde ve tedavisinde iyi eğitimli bir uzman tarafından dikkatli bir şekilde incelenmelidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>