İlginç Yazılar Kategorisi
İşte en ilginç ölümler:
- Buenos Aires’te karısına sinirlenip onu öldürmeye karar veren adam, otelin 23. katındaki odalardan karısını aÅŸağıya atar. Kadın elektrik tellerine takılır. İşini saÄŸlama almak isteyen adam, karısının peÅŸinden atlar. Tellere tutunamaz, yere çakılır.
- Mısırlı çiftçi, Nil Nehri’ne düşen tavuÄŸunu kurtarmak için suya atlar. Ancak girdaba yakalanır. Kıyıya dönemeyince, bağırarak yardım ister. Bu kez oÄŸlu atlar suya. O da girdaba kapılır. Beraberce yardım isterler. Derken adamın kızı, karısı da aynı kaderi paylaşır. Sonunda tavuk kurtulur ama ardında 6 ölü bırakır.
- Iraklı terörist Khay Rahnajet, içinde bomba olan paketi postayla suikast adresine göndermeye kalkar. Ancak yeterli sayıda pul yapıştıramadığı için, paket ev adresine geri gönderilir. İçinde bomba olduğunu unutan acemi terörist paketi açar ve sonrası malum.
- Astronot biliminde çığır açan Danimarkalı bilim adamı Tycho Brahe, vaktinde tuvalete giremediği için öldü. 16. yüzyılda yemek bitmeden sofradan ayrılmak hakaret sayılırdı. O gece, şölene gelmeden önce tuvalete girmeyi unutmuştu. Yemekte içkiyi fazla kaçıran Brahe, izin isteyemeyecek kadar nazikti. İdrar kesesi patlayan bilim adamı, 11 gün acı çektikten sonra öldü.
- Güney Afrika’nın Cape Town Åžehri’ndeki bir hastanede gizemli olaylar oluyordu. Üstelik ölümlerin hepsi, cuma günleri 311 numaralı yoÄŸun bakım odasında gerçekleÅŸiyordu. HemÅŸireler ve doktorlar buna bir çözüm bulamayınca, devreye polis girdi. AraÅŸtırmalar sonuç vermedi. Sır ölümlere uzun süre açıklama getirilemedi. Uzmanlar, odanın havasını bakteriyolojik olarak kontrol ettiler. Sonuç sıfırdı. Bu arada ölümler devam etti. Sonunda oda sürekli olarak gözetim altına alındı ve neden ortaya çıktı. Cuma sabahları saat 06.00′da odaları temizleyen görevli, hastanın başındaki solunum cihazının fiÅŸini çekerek elektrik süpürgesinin fiÅŸini takıyordu.
Devamý
Dünyadaki en ilginç ölümler
Londra Üniversitesi uzmanları ve ünlü İngiliz tarihçiler, geçtiÄŸimiz 2 yüzyıl içinde insanları ‘birbirine yakınlaÅŸtıran’ tesadüfleri sıraladı:
James Dean’in ölümüne neden olan otomobilinin hurdası birçok kiÅŸiye felaket saçtı. Hurdayı garaja götüren tamirci, araba bacağının üzerine düşünce sakat kaldı. Dean’in arabasının motorunu satın alan bir doktor araba kazasında öldü. Doktorun kardeşı de aynı motorun sergilendiÄŸi salonda çıkan yangında can verdi. Yıllar sonra motor ve kaporta yeniden sergilendi. İlk gece, araç bir seyircinin üzerine düştü. Seyirci ağır yaralandı.
İlk tesadüf hikayesi ünlü aktör Anthony Hopkins’ten… Hopkins, George Feifer adlı yazarın “Petrovka’li Kız” adlı kitabını bulamıyordu. Yazara telefon ederek kıtabı istedi. Yazar kitabı 2 hafta sonra Londra’ya getireceÄŸini söyledi. Evden çıkan Hopkins, metroya bindi. Aradığı kitabın yandaki koltukta unutulduÄŸunu gördü. 2 hafta sonra yazarla buluÅŸan Hopkins, metrodaki kitabın, yazardan çalınan özel sayılı ilk baskı olduÄŸunu öğrendi.
Yer Amerika’nın California eyaleti. Richard Bensinger adlı emekli demiryolu işçisi, 1957′de Eureka kasabasındaki köprüde yürürken fenalaşıp öldü. 2 yıl sonra oÄŸlu Hiram, aynı köprüde başına bir kalas isabet etmesi sonucu hayatını kaybetti. 6 yıl sonra Hiram’in oÄŸlu David de aynı köprüde araba kazasına kurban gitti.
Ingiltere’nin Bristol limanı açıklarında 5 Aralık 1668′de bir ÅŸilep battı.
Yalnızca Hugh Williams adlı bir yolcu kurtuldu. 1784′de aynı bölgede yeni bir kaza oldu. 60 denizci arasında yalnızca ikinci kaptan Hugh Williams kurtuldu. 1952′de aynı yerde üçüncü bir ÅŸilep battı. Kurtulan tek yolcunun adı Hugh Williams’tı.
MAKBULE ATADAN:
“Zübeyde Hanım’ın dört çocuÄŸu oldu, biri yaÅŸadı”
“Büyük pederim ve büyük validem, Selanik’e bir saat mesafedeki Langaza’da otururlarmış. Orada malları ve çiftlikleri varmış. Annem Zübeyde Hanım, bu çiftlikte büyümüş. O zaman güzel bir genç kızmış.
Bir gün yorgan kaplarken dizine yorgan iÄŸnesi batmış. İğneyi çıkartmak için hemen bir arabaya koyup Selanik’e getirmiÅŸler. İğne, doktor müdahalesiyle çıkarılmış. Ama Selanik’in havasını beÄŸenen annem çiftliÄŸe dönmek istememiÅŸ.
Bu sıralarda Selanik’te bulunan ve henüz bekar olan babam, evleneceÄŸi kızı aramakla meÅŸgulmüş. Bize naklettiklerine göre babam, annemi ÅŸahsen tanımadan evvel onu rüyasında görmüş. İşte bu sıralarda garip bir tesadüf babamı, rüyasında gördüğü genç kızla karşılaÅŸtırmış. Babam, annemi çok, pek çok beÄŸenmiÅŸ. Zaten evlenmek niyetinde olduÄŸu için derhal ailesinden istemiÅŸ. İstemiÅŸ ama, veren kim?
Büyük validem bir hayli mukavemet göstermiş.
‘Vermem, benim evlendirecek kızım yok’ demiÅŸ.
Israr etmişler, rica etmişler. Nihayet büyük validem biraz yumuşamış.
‘Sırmalı kaftan isterim, sırmalı fotin isterim, ÅŸunu isterim, bunu isterim’ demiÅŸ durmuÅŸ.
O zaman babamın maaşı sadece 3 altın lira… Bu kadarcık para ile müstakbel kayınvalidesinin arzusuna cevap veremeyeceÄŸini anlayan babam, iÅŸi baÅŸka ÅŸekilde halletmek çarelerini düşünmüş. Annemin üvey kardeÅŸini bularak kendisine yardım etmesini rica etmiÅŸ. Üvey dayım ne yapmışsa yapmış, büyük validemin de, annemin de gönlünü razı etmiÅŸ.
İşte bazı polislerin görev başında yaşadıkları birkaç olay:
Yakalanan hırsız polisten önce evinde
Polis Memuru A.Z.G:
Yaşı 35–40 arasında olan bir adam çarşıda bir kızın kolundan çantasını alıp kaçtı. Adamın peşine takıldım ve yakaladım. Adamı alıp karakola götürdüm. Görevden çıktıktan sonra evime döndüm. Daha oturduğum mahalleye yeni varmıştım ki, karakola teslim ettiğim kapkaççıyı da otobüs durağında gördüm. Meğer benim kapkaççıyı teslim etmemden sonra onun serbest bırakılması yarım saati bile almamış. Biz yakalayıp teslim ediyoruz, savcılık bırakıyor. Son yasa değişiklikleriyle beraber hırsızlar, kapkaççılar ve suçlularla artık mücadele edemez olduk. Elimiz kolumuz bağlı. Hatta bir suçluyu yakaladığımızda bize onca küfrediyor, hakaret ediyor, tekme atıyor, adamı yakalayıp savcılığa götürünce de artık suçlular alışmışlar ve savcıya ‘bu polis bana kötü muamelede bulundu’ diyerek yakayı kurtarıyor. Biz suçlu konumuna düşüyoruz. Artık olaylara müdahale etmekten korkuyoruz. Sonuçta olan bize oluyor çünkü. 2 yaşındaki çocuğun kulağını koparıp küpesini çalan adamı yakalayıp savcılığa teslim ediyoruz. Aradan 2 gün geçmeden savcılık serbest bırakıyor.
Devamý
Polislerin Yaşadıkları ilginç Olaylar
RENAULT: Kübist baklava sekli
Renault baklava seklinin bulunusu 30′lu yillara dayaniyor.Amblem klasik ve durgun sekli ile gelecegi simgelyor. 1992 yilinda küçük degisiklerle, su an bütün Renault’larda kullanilan yeni bir tasarim yapildi.
PEUGEOT: Aslanin gücü
Peugeot’un asli isi testere ve tEstere levhalariYDI. Bir aslan gibi “güçlü”sloganiyla satilan bu ürünlerdeki aslan amblemini Fransizlar, daha sonra ürettikleri arbalarda da kullanmaya basaldi.
MERCEDES BENZ: Daimler Chrysler ile ortak calisip bir araba yapan CARL BENZ� isim bulamayinca bir tek kizi olan MERCEDES-BENZ�in ismini bu arabaya verir.
Devamý
Otomobil markalarının ilginç hikayesi





