Politika Fıkraları Kategorisi
Fahrettin Kerim Gökay, İstanbul Belediye Başkanlığı zamanında fırınları geziyormuş. Kendisine, ağzı oldukça bozuk bir fırıncı pasta ikram etmiş. Fahrettin Bey, şöyle bir tadına bakmış ve sormuş,
“Hımmm! Çok güzelmiÅŸ, ne kattın buna?”
Fırıncı gülümseyerek yanıtlamış
“Sana koydum efendim!”
Fahrettin Bey, bu söz üzerine pastadan bir lokma daha almış ve devam etmiş:
“Ben de bütün fırıncılara söyleyeyim de, hepsi Sana koysunlar”
Güneydoğu da 15 yıl süren çatışmalı ortam; doğrusuyla, düzmecesiyle, abartısıyla binlerce hikayeye kaynaklık etmiştir. İşte bu binlerce hikayeden biri de şöyle rivayet edilir:
-Bir TV kanalında bir PKK itirafçısı geçmiÅŸini anlatmaktadır. Muhabir: “Anlat bakalım, yasadışı-bölücü-terör örgütü ile nasıl tanıştın?”
-İtirafçı baÅŸlar anlatmaya: Bir gece PKK lılar bizim köye gelmiÅŸler. Birden kapı vurulmuÅŸ taak taak takk.. Açmışız biz de. Bakmışım ki anarÅŸitler. Bana demiÅŸtir ki; bize yemek vereceksin, ekmek, su vereceksin, yardım edeceksen yataklık edeceksen yani ha! Yook demiÅŸim, olmaz demiÅŸim, siz hayınsınız, anarÅŸitsiniz, bölücüsünüz, size ekmek su yok.. O zamaan anayı vururuk demiÅŸlerdir. Yine benden yardım yok… Anayı vurmuÅŸlardır. Sonra gene gelmiÅŸlerdir anarÅŸitler, demiÅŸlerdir bize yardım edeceksin, ekmek, su… DemiÅŸim yok… Babayı da vurmuÅŸlardır. Ertesi gün gene gelmiÅŸlerdir… Bize yardım, yoksa karıyı vururuk, yok demiÅŸim, karı da gitmiÅŸtir. Sonra çocuklar… Herkes ölmüştür. Ben evde bir başıma düşünürem bir gece… Yine kapı çalmıştır… Takkk takkk takkk!. Açmışım kapıyı, onlar! DemiÅŸlerdir ki bize yardım edeceksin, ekmek su vereceksen… Ben demiÅŸim, size yardım yok, siz hayınsınız… Bana demiÅŸler ki; yoksa seni vururuk…! Biraz düşünmüşüm, bana mantıklı gelmiÅŸtir, kabul etmiÅŸim… İşte böyledir…
Adamın biri yaklaÅŸan seçimlerde milletvekilliÄŸine aday olmak için bir partiye baÅŸvurur.partiden gelen yazıda kendisini daha iyi tanıyabilmek için partinin baÅŸkanının evine yemeÄŸe geleceÄŸi bildirilir.Adam hemen hazırlıklara baÅŸlar.evdeki papaÄŸanınada tembihlemeyi ihmal etmez,akÅŸama partinin genel baÅŸkanı misafirim bizim partiyi biraz öv der. neyse akÅŸam yemeÄŸe oturulur .yemekler yenir söz siyasete gelir,iÅŸler yolundadır,lakin geveze papaÄŸan baÅŸlar rakip partiden övgü ile söz etmeye sizin parti dandik falanca parti iyi sizden daha iyi falan.bakarki genel baÅŸkan adamın papaÄŸanı rakip partiyi övüyor kusura bakmayın der,papaÄŸanınız bile diÄŸer partiyi övüyor onun için sizi aday gösteremeyiz der çıkar gider.adam kızgınlığından yakalar papaÄŸanı doÄŸru bahçedeki tavuk kümesine tavukların arasına atar.sabah olur.kümeste bir horoz olanca gücünle öter,kümesin kapısını açar ve sırayla bütün tavukları halleder,kümeste tavuk kaldımı diye eÄŸilir içeri bakar,birde ne görsün tavuÄŸa benzer kırmızılı yeÅŸilli rengarenk bir ÅŸey kafasını uzatmış kendisine bakıyor,gel gel der geç bakalım sıraya,papaÄŸan şöyle bir silkinir,ulan yavÅŸak der biz buraya orospuluktan gelmedik siyasetten geldik der…
Amerikalı bir hükümet yetkilisi Şili deki darbenin hemen sonrasında ülke hapishanelerini incelemek için Şili ye gitmiş. Herhangi bir hapishanede bir süre inceleme yapan yetkili infaz yerlerini merak etmiş ve hep birlikte hapishanenin mahzenine inmişler. İner inmez çığlıklar duyan misafir yetkili görevlilere bunun nedenini sormuş. Görevliler de ölüm cezalarını uyguladıklarını söylemiş. Amerikalı yetkili, kendi ülkelerinde elektrikli sandalye kullandıklarını, bu konuyu daha kolay hallettiklerini söylemiş, aynı uygulamayı yapabileceklerini uyarıcı bir dille ifade etmiş. Hapishane görevlisi Efendim, biz de elektrik kullanıyoruz ama elektrikler kesik olduğu için şimdilik mumla idare ediyoruz demiş.
Sakıp Sabancı ya bir gün demişler ki:
- “AÄŸa bu dünyada her ÅŸey güllük gülistanlık nereye baksak her tarafta senin ÅŸirketlerini ve fabrikalarını görüyoruz (MarSA,YünSa,LasSA,ToyotaSA)”
- “Burada iÅŸin iÅŸ. Ya diÄŸer tarafta ne olacak, orada ne yapacaksın, nasıl kurtulacaksın zebanilerden?”
Sakıp Ağa gülerek cevap vermiş:
- “Öte yanda da iÅŸimizi saÄŸlama aldık. Bir tarafımızda iSA, diÄŸer tarafımızda muSA”





