Asker Fıkraları Kategorisi



Cesur asker

Perşembe 6 Aralık 2007 @ 6:44 pm

Kimin askeri daha cesur yarismasi varmis.
Karacinin komutani :
- Oglum su tankin altina atla!, demis. Asker atlamis olmus.
Havacinin komutani :
- Oglum su ucaktan betona parasutsuz atla!, demis. Asker olmus.
Denizcinin komutani :
- Oglum su geminin altina atla!, demis.
Asker :
- Naah atlarim, demis.
Denizci komutani diger komutanlara donup :
- Bakin, benim askerim daha cesur, komutanina nah cekiyor.




İki Er

Perşembe 6 Aralık 2007 @ 6:42 pm

İki general bir cafede oturup konuÅŸuyorlarmış. generalin biri “benim bir erim var çok salak demiÅŸ. diÄŸeriyse “hayır, benim bir erim var o daha da salaktır.” demiÅŸ. tartışma çok büyümeden kimin askerinin daha salak olduÄŸunu anlamak için yarışma gibi bir ÅŸey yapmaya karar vermiÅŸler. ilk general askerini yanına çağırıp “oÄŸlum, git bana ÅŸu 5000 lirayla bir mercedes al gel” demiÅŸ. ikinci general de askerini çağırıp “git bak ben ordu evinde miyim?” demiÅŸ. iki asker yolda karşılaÅŸmışlar. ilki “ya benim general çok salak. bu günün pazar olduÄŸunu bildiÄŸi halde beni araba aldırmaya gönderdi.” demiÅŸ. ikincisiyse “benim general daha salak. yanında telefon dururken, beni ordu evine gönderdi.” demiÅŸ




Deve

Perşembe 6 Aralık 2007 @ 6:41 pm

Binbaşı çölün ortasındaki kaleye komutan olarak tayin olur. Gelir gelmez tüm askeri toplayarak onlarla tanışır ve kalede yaşamın nasıl olduğunu, günlerin nasıl geçeceğini anlamaya çalışır. Her şey iyidir de kadınsız ne yapacağını bir türlü kestirememektedir. Günler aylar geçer artık komutanın dayanacak hali kalmamıştır. Postasını yanına çağırır ve seks ihtiyaçlarını nasıl karşıladıklarını sorar. Postasıda mahçup bir ifadeyle kalenin surları üzerinden 200 metre ileride beklemekte olan deveyi gösterir. Komutan şaşırır ve kesinlikle böyle bir şey yapamayacağını içinden geçirir. Günler geçtikçe komutanın cinsel arzuları katlanarak artmaktadır. Sonunda bir gece yarısı kaledekilerin hepsi uyuduktan sonra devenin yanına gider bu işi bitirecektir. Arkasına geçer yetişemez, hoplar yapamaz, zıplar yapamaz,kayanın üzerine çıkar denk getiremez, sonunda kan ter içinde geri döner. Ertesi sabah postasını çağırarak durumu anlatır ne yaptıysa deveyi beceremediğini, bunun bir kolay yolu olup olmadığını sorar. Postası cevaplar:
-Ne yaptınız komutanım 3 mil ötede bir kasaba var burdada bir genel ev var biz ihtiyacımız olduğu zaman bu deveye biner oraya gideriz. Zaten bu deveyi de bunun için orada bekletiyoruz.




Asker Temel

Perşembe 6 Aralık 2007 @ 6:39 pm

Kurtuluş savaşında ordu büyük zayiat vermektedir. Ordu komutanı bu gidişe dur demenin yollarını ararken aklına dahiyane bir fikir gelir. Hemen bölüğü düz bir arazide toplar ve bölüğe hitaben: Bu günden sonra düşman tarafından bir kelle getirene on lira vereceğini söyler ve bölüğü cepheye gönderir. Ertesi gün bölük şaha kalkar ve her kes iki,üç kelle getirip ordu komutanından parasını alır. Savaşın üçüncü günü ordu komutanı postası olan temelin yok olduğunu görür. Bölüğe haber salar ve tüm ölüler ile yaralıların arasında temeli araştırır. Yapılan aramalarda temelden iz yoktur. Temelsiz geçen beş günün sonunda nöbetçilerden birisi bölüğe doğru bir toz bulutunun yaklaştığını alarm verir. Dürbünü eline alan ordu komutanı yaklaşan bulutun bir kamyon olduğunu görür. Gözlerine inanamaz kamyonun kasası düşman kelleleriyle doludur ve direksiyondaki de temelden başkası değildir. Sevinçle temeli karşılayan ordu komutanı ordusuna dönerek asker dediğin böyle olmalı der ve temeli odasına çağırır. Odaya giden temele ordu komutanı:
-Bak evladım devletimiz savaş halinde,ekonomimiz bozuk ben size kelle başına on lira sözü verdim ama bu kadar kelleye ödeyecek paramız yok gel seninle bir anlaşma yapalım kelle başına sana altı lira vereyim demiş.
Komutanın teklifine şiddetle karşı çıkan temel parasını tam olarak ister. Bir türlü temeli ikna edemeyen komutan kızgın bir ifadeyle altı lirayı neden kabul etmediğini sorar.
Temelin cevabı müthiştir.

Komutanım vallahi yedi liradan ben aldım onları der.




Bel soÄŸukluÄŸu

Perşembe 6 Aralık 2007 @ 6:38 pm

Mehmet askere gitmeden 1 gün önce geneleve gitmiÅŸ. Åžans bu ya Mehmet e belsoÄŸukluÄŸu bulaÅŸmış. Acemilere kolay kolay hastane sevki olmaz ya durumun vahameti üzerine bizimkini askeri hastanenin üroloji (bevliye) polikliniÄŸine sevketmiÅŸler. Sırası gelen Mehmet tabip binbaşıya ÅŸikayetini arzetmiÅŸ: Komutanı aciiiy sızliyyy ve yaniyyyy. akinti de geliyy… Doktor Memedin aleti alıp evirip çevirerek muayene ederken telefon çalmış ve binbaşı 1-2 dakika telefonla görüşmüş. UnutmuÅŸ tabii ve Mehmet e dönüp tekrar ÅŸikayetini sormuÅŸ. Fakat Mehmet huÅŸu içinde :
Mehmet deme komutanıııım, canım deee…..