Ünlülerin ‘anne’ hikayeleri

PerÅŸembe 7 Åžubat 2008 @ 9:04 am

MAKBULE ATADAN:

“Zübeyde Hanım’ın dört çocuÄŸu oldu, biri yaÅŸadı”

“Büyük pederim ve büyük validem, Selanik’e bir saat mesafedeki Langaza’da otururlarmış. Orada malları ve çiftlikleri varmış. Annem Zübeyde Hanım, bu çiftlikte büyümüş. O zaman güzel bir genç kızmış.

Bir gün yorgan kaplarken dizine yorgan iÄŸnesi batmış. İğneyi çıkartmak için hemen bir arabaya koyup Selanik’e getirmiÅŸler. İğne, doktor müdahalesiyle çıkarılmış. Ama Selanik’in havasını beÄŸenen annem çiftliÄŸe dönmek istememiÅŸ.

 

Bu sıralarda Selanik’te bulunan ve henüz bekar olan babam, evleneceÄŸi kızı aramakla meÅŸgulmüş. Bize naklettiklerine göre babam, annemi ÅŸahsen tanımadan evvel onu rüyasında görmüş. İşte bu sıralarda garip bir tesadüf babamı, rüyasında gördüğü genç kızla karşılaÅŸtırmış. Babam, annemi çok, pek çok beÄŸenmiÅŸ. Zaten evlenmek niyetinde olduÄŸu için derhal ailesinden istemiÅŸ. İstemiÅŸ ama, veren kim?

 

Büyük validem bir hayli mukavemet göstermiş.

 

‘Vermem, benim evlendirecek kızım yok’ demiÅŸ.

Israr etmişler, rica etmişler. Nihayet büyük validem biraz yumuşamış.

‘Sırmalı kaftan isterim, sırmalı fotin isterim, ÅŸunu isterim, bunu isterim’ demiÅŸ durmuÅŸ.

 

O zaman babamın maaşı sadece 3 altın lira… Bu kadarcık para ile müstakbel kayınvalidesinin arzusuna cevap veremeyeceÄŸini anlayan babam, iÅŸi baÅŸka ÅŸekilde halletmek çarelerini düşünmüş. Annemin üvey kardeÅŸini bularak kendisine yardım etmesini rica etmiÅŸ. Üvey dayım ne yapmışsa yapmış, büyük validemin de, annemin de gönlünü razı etmiÅŸ.

Devamý
Ünlülerin ‘anne’ hikayeleri