“Kırmızı BaÅŸlıklı Kız” masalını bir de kurdun aÄŸzından dinleyelim :
Her gün yaptığım gibi ormanı temizlemeye çıkmıştım. Orman benim evim, temiz tutmak da benim görevim. Derken bir kız beliriverdi. Kırmızı baÅŸlık ve peleriniyle çok şüpheli bir görünümü vardı. Kimin aklına gelir bu garip kıyafeti giymek. Bir kurnazlık peÅŸindeydi mutlaka. Bir süre dikkatle izledim bu garip kızı. Elinde taşıdığı üzeri örtülü sepette kim bilir ne taşıyordu!.. Yürüyüşü bile normal deÄŸildi. Yanına yaklaşıp ne yaptığını sorunca bana büyükannesinin evine gittiÄŸini söyledi ama gel de inan. Yine de bıraktım peÅŸini kendi iÅŸime döndüm. Ama aklım o kıza takıldı bir kere… Bir gidip bakayım doÄŸru mu söyledikleri dedim kendi kendime; gerçekten böyle bir büyükanne var mı? Siz olsaydınız gerçekliÄŸini kontrol etmek istemez miydiniz? Orman benim evim. Ben hem ev sahibiyim, hem de diÄŸer orman sakinlerine karşı sorumluyum.
Devamý
Kırmızı Başlıklı Kız
Bir yarim olsun esmer, yakışıklı,
Çok şey istemem, boyu 1.80 olsun.
Fazla zengin olmasın umrumda değil,
Yetir ki 50-60 milyarı olsun.
Mesleğe etikete hiç önem vermem,
İster mühendis, ister doktor olsun.
Düğünümde fazla görkem istemem,
Yeter ki nikahımız Hilton da olsun.
Balayımız küçücük bir tatil,
Paris te, Roma da, New-York ta olsun.
Yüzgörümlüğü önemli değil,
Ne çıkar, birkaç taşlı pırlanta olsun.
Devamý
Alçak Gönüllü Kızın Dileği





