Temel ile Dursun iki tane at almışlar. Fakat devamlı karıştırıyorlarmış. Hangisi kimin atı belli değil. O yüzden Temel in aklına parlak bir fikir gelmiş ve atın bir tanesinin kuyruğunu kesmiş. Dursun da ona inat o da diğer atın kuyruğunu kesmiş. Temel bu sefer atın bir tanesine boya ile işaret koymuş. Dursun ona inat diğer atın ayni yerine aynı boya ile işaret koymuş.
Temel bakmış böyle olmuyor, Dursuna :
- Dursun bak bu böyle olmayacak. En iyisu beyaz at benimki, siyah at da seninki olsun…
Temel hayvanat bahçesinde gezerken açık bulduğu bir kafesten içeri dalmış.
Görevliler panik içerinde arkasından bağırmışlar :
- Hoop, dur ne yapıyorsun, orası aslanın kafesi !..
Temel geri dönmüş, görevlilere söyle bir bakıp,
- Sankim aslaninizi yeduk…
Kapıcı Temel çalıştığı on katlı binanın asansörü bozulunca asansörün kapısına şöyle bir yazı aşıyor :
- “Asansör pozuk, en yakın asansör yüz metre ileride, Veysel Apartimanundadir.”
Bir Fransız bir İngiliz ve bir de Temel bir gemi kazasından sonra ıssız bir adaya çıkarlar. İngiliz kumsalda bir lamba bulur. Fransız bunun Aladdinin sihirli lambası olabileceğini söyler ve lambayı ovuşturur. Gerçektende lambadan bir cin çıkar ve konuşmaya başlar :
- Dileyin benden ne dilerseniz…
İngiliz : Ben ailemin yanına İngiltereye gitmek istiyorum… der.
Cin hemen isteÄŸini yerine getirir.
Sıra Fransıza gelir. O da ailesinin yanına Fransaya gitmek ister. Onun isteği de yerine gelir.
Sıra Temeldedir. Temel biraz düşünür. Cin çabuk olmasını söyler. Temel etrafına bakar ve cine dileğini söyler :
- ArkadaÅŸlarım da gitti ben bu ıssız adada yalnız kaldım onun için arkadaÅŸlarımı hemen geri getirmeni istiyorum” der…
Temel ile Dursun Karadeniz sahilinde oturuyorlarmış.
Temel Dursun a demiÅŸ ki :
- Gel beraber Amerika ya yüzelim…
İki kafadar Karadeniz den başlamışlar yüzmeye, Marmara, Ege, Akdeniz felan derken okyanusları da aşıp Amerika ya yaklaşmışlar. Hatta özgürlük anıtını görmüşler.
Tam bu sırada bizim Temel Dursun a dönüp :
- Dursun ben kesildum geri doneyrum…





