Temel bir gün meyhanede dertli dertli içiyormuş. Onu gören Dursun :
- Ne bu hal, demiÅŸ.
Temel :
- Bos ver, demiş. Dursun ısrar etmiş, Temel dayanamamış ve başlamış anlatmaya:
- Hani ben bir zaman Afrikaya gitmiÅŸtim ayı avlamaya. Hatırladın mı? Bayağı da uzun kalmıştım hatırlarsan… Avlanmak için günlerce gezindim ve sonunda buldum avlayacak bi ayı ama tam ateÅŸ edecekken tüfek bozuldu. Ben de kaçarken uçurumdan aÅŸağı düştüm…
- Eeeee, demiÅŸ Dursun, Sonra…
- Her tarafım kan revan içinde komaya girmiÅŸim. Sonra ayı beni yuvasına götürdü. Yaralarımı yaladı, balla, sütle besledi beni, iyileÅŸtikten sonra da bana tecavüz etti aylarca…
- Buna mi üzülüyorsun, takma kafanı ya bak bu kadar zaman geçti. Çoluk çocuğa karıştın, mutlu bir hayatın var, demiş Durmuş.
Temel :
- Bu da hayat mı be birader… O Afrikada ben burda…
Temel in on ikinci oğlunu askere çağırmışlar, ondan önceki on bir tanesi askerde olduğu için Temel itiraz etmiş,
- Söyleyin padişahınıza penum şeyime güvenip sağa sola savaş açmasun.
Temel başındaki kasketi gösterip,
- Bu kasket penu on yas gençlestirdu, demiş.
- Kaç yaşindasun, diye sormuş Cemal.
Temel,
- Kasketli mu, kasketsiz mu, diye yanıtlamış.
Temel ölmüş, cehenneme gitmiş, sille tokat karşılamışlar.
- Poyle yaparsanuz sonra Hiç çimse çelmez, demiş.
Karadenizlinin biri hemşerisine anlatıyor :
-Dün belediye otobüsüne bindim; yan koltuktaki adam bilet almamışım gibi bana anlamlı anlamlı baktı.
-Sen ne yaptın?
-Bende bilet almışım gibi anlamlı anlamlı ona baktım.





